1990’lı yılların ortalarında yarış oyunları denildiğinde akla çoğunlukla Formula araçları veya standart spor otomobiller geliyordu. Electronic Arts ise farklı bir yol izleyerek oyunculara günlük hayatta görmesi bile zor olan egzotik süper otomobilleri kullanma fırsatı sundu. İlk oyunun yakaladığı başarının ardından geliştirilen Need for Speed II, bu anlayışı daha da ileri taşıyarak döneminin en dikkat çekici yarış oyunlarından biri olmayı başardı.
Oyunda yalnızca hız değil, otomobillerin tasarımı, motor sesleri ve sürüş karakterleri de ön plana çıkarılmıştı. Böylece oyuncular kendilerini gerçek bir süper otomobilin direksiyonundaymış gibi hissedebiliyordu.
Birbirinden Farklı Süper Spor Otomobiller
Need for Speed II’nin en güçlü yönlerinden biri araç çeşitliliğiydi. Oyuncular Ferrari, McLaren, Lotus, Jaguar ve Isdera gibi dünyanın en prestijli üreticilerinin otomobillerini seçebiliyordu.
Araç listesinde yer alan modeller arasında şunlar bulunuyordu:
- McLaren F1
- Ferrari F50
- Ford GT90
- Jaguar XJ220
- Lotus GT1
- Lotus Esprit V8
- Italdesign Cala
- Isdera Commendatore 112i
İncelemede ayrıca oyunda ilerledikçe açılan sürpriz otomobillerin bulunduğundan da söz ediliyor. Bu durum oyuncuların tüm yarışları tamamlaması için ekstra bir motivasyon oluşturuyordu.
Her Otomobil Aynı Hissettirmiyor
Level dergisinin özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri, araçların yalnızca görünüşlerinin değil sürüş karakterlerinin de birbirinden farklı olmasıydı.
Her otomobil;
- hızlanma süresi,
- maksimum hızı,
- yol tutuşu,
- direksiyon tepkileri
gibi özelliklerde kendine has davranış sergiliyordu. Üstelik oyuncular isterlerse araçların renklerini ve bazı sürüş ayarlarını değiştirebiliyordu. Bu özellik, o dönem için oldukça dikkat çekiciydi.
Pistler Sadece Güzel Değil, Aynı Zamanda Zorlayıcı
Need for Speed II’yi farklı yapan unsurlardan biri de pist tasarımlarıydı. Yarışlar dünyanın farklı bölgelerinden ilham alınarak hazırlanmış etaplarda gerçekleşiyor ve her pist farklı bir sürüş deneyimi sunuyordu.
İncelemede özellikle pistlerin oldukça detaylı hazırlandığı ve gerçekçiliğe önem verildiği belirtiliyor. Ancak yarış sırasında sürücüyü sadece rakipler beklemiyor. Aniden karşıya çıkan kayalar veya beklenmedik engeller, yüksek hızlarda refleksleri ciddi şekilde zorluyor.
Gerçekçilik ile Eğlence Arasında Bir Denge
Need for Speed II gerçek otomobilleri konu alsa da tamamen simülasyon mantığıyla hazırlanmış bir oyun değildi. Saatte yüzlerce kilometre hızla giderken büyük bir kazaya karışmanız mümkün. Fakat gerçek hayattaki gibi yarış dışı kalmıyorsunuz. Araç birkaç saniye içerisinde yeniden piste dönüyor ve yarış devam ediyor.
Grafik Kalitesi Döneminin Üzerindeydi
Need for Speed II’nin en fazla övgü alan yönlerinden biri grafikleriydi. Araç modelleri detaylı hazırlanmış, otomobiller gerçeğe mümkün olduğunca benzetilmişti. Pistlerde kullanılan çevre detayları da dönemin birçok yarış oyunundan daha başarılı görünüyordu. Electronic Arts’ın otomobillerin fotoğrafları ve tanıtım videoları üzerinde ciddi emek harcadığı, bunun da oyunun görsel kalitesine olumlu yansıdığı özellikle vurgulanıyor.
Çok Oyunculu Yarış Keyfi
Oyun yalnızca tek kişilik mod sunmuyordu. İki oyuncu aynı bilgisayarda yarışabiliyor, boş kalan sıralar ise yapay zekâ tarafından kontrol edilen sürücülerle dolduruluyordu. Bilgisayar olan rakiplerinin farklı araçlar kullanıyordu ve farklı sürüş tarzlarına sahiplerdi. Bu da her yarışın birbirinden daha farklı hissedilmesini sağlıyordu.
Sistem Gereksinimleri
1997 yılı için Need for Speed II oldukça güçlü bir bilgisayar istiyordu.
Minimum sistem gereksinimleri şunlardı:
- Windows 95
- DirectX 3.0
- Pentium 90 işlemci
- 16 MB RAM
- Yaklaşık 30 MB boş sabit disk alanı
- 4X CD-ROM sürücüsü
1997 yılında oyundan tam performans almak isteyen oyunculara Pentium 166 işlemcili bir sistem öneriliyordu. Ayrıca oyunu CD üzerinden çalışmak yerine büyük bölümünün sabit diske kurulması oyunun açılma hızını artırıyordu.
Daha fazla ilgili içerik;
















